Sitemize Hoş Geldiniz - Ankara Rehberi

Dünden – Bugüne / Gündeme Dair

Dünden – Bugüne / Gündeme Dair
Halepçe saldırısı bir katliam değildir. Savaş esnasında baş kaldıran bir topluluğun meşru infaz edilmesi gerçeğidir. Irak  – İran savaşında devlet otoritesine karşı başlatılan isyan Saddam Hüseyinin akıllı hamleleri ile bertaraf edilmiştir. Eğer halepçe katliamsa İsmet İnönü azılı bir katildir. Hatırlayın 1920 yılını. Yunan orduları Ankara sınırına kadar gelmiş, Anadoluda Çerkez Ethem ayaklanması başlamıştı. İsmet Paşa bir taraftan Yunanlılarla savaşırken diğer taraftan siyasi otoriteyi tanımayan Çerkez Ethemle uğraştı. İsyan yüzlerce kişinin öldürülmesi ile bastırıldı. Şimdi İsmet İnönüyü bu ayaklanmayı bastırdığı için ne kadar suçlayabilir, dahası onu ölüm cezasına nasıl çarptırabiliriz?  Aynı şekilde Mustafa Kemal Atatürk 1925 yılında çıkan Şeyh Sait isyanında farklı bir yol mu izlemiştir? Yüzlerce kişi idam edilmemişmidir? Dersim olaylarında dersim yakılıp yıkılmamışmıdır? Kubilay şehit edildiğinde menemende onun kellesine karşı 22 kişinin kellesi alınmamışmıdır. Üstelik olaya seyirci olanlar bile ağır hapis cezası ile cezalandırılmamışmıdır? Denir ki Paşa Menemenin tamamen yakılmasını emrettide, zor ikna edildi kararından vazgeçmesi için.
Gerçek olan Dünyanın neresinde olursa olsun Devlet otoritesini parçalamaya yönelik olan her hareket silah ile zararsız hale getirilir. İşte bu yüzden Saddam Hüseyin ya doğru olanı  yapmıştır, yada bizim idarecilerimizde en az onun kadar haindir. Ben bölünmez bütünlüğe yönelik her saldırının alınabilecek en sert tedbirlerle önlenmesinin meşru olduğu kanaatindeyim. ‘Ben biliyorum sizi İsraile gönderdiğim füzeler rahatsız etti’ ‘Amerika köpekleri bana yaptığınızın bedelini birgün mutlaka ödeyeceksiniz’ ‘Kalk oradan cenabet sen Irak halkını küçük düşürüyorsun’ demişti Saddam Hüseyin, kendisini güya Irak yasalarına göre sözde halepçe katliamından dolayı yargılayan mahkeme başkanına. Ve ‘Allahu Akbar’ ‘Allahu Akbar’ diyerek karşılamıştı hakkında verilen idam kararını. Sap döndü, keser döndü, gün geldi hesap döndü. Mahkeme başkanı ve üyeleri Işid tarafından infaz edildi. Ruhun Şad olsun Saddam Hüseyin. Ve Işid, eğer cihat dediğiniz buysa cihadınız mübarek olsun yiğitlerim…
Saddam Hüseyinin bizim ülkemize yönelik en olumsuz bir hareketi olmamıştır ne garip.  Aynı şekilde Beşer Esedinde. Bakın Mısır darbecisi Sisi’nin kimlerle bağlantılı olduğuna. Ya ne suçu vardı Kaddafi’nin? Biz bu adamlara karşı gerçekleşen her ayaklanmayı neden destekledik? İşte katil Saddam gittikten sonra Irakın bugün ki hali. Suriye topçuları ile döverdik Pkk nın inlerini. Buyurun Pkk bugün Suriyenin merkezi.
Eğer sen ‘Dev Genç’ diye bir türkü tutturup, her türlü ayaklanmanın öncüsü olursan, elbet bildirir sana haddini İstiklal Mahkemeleri. Daha sonra ismi değişmiş. Hele bakın ismine ‘Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’ Türk Silahlı Kuvvetlerine altarnatif mi oldun Siyonistlerin köpeği? Neyin, kimin ordusu? Devlet devletliğini yapmış, onlarca kez affetmiş seni. Daha ‘İstemezük’ diye kazan kaldırırsan alırlar tabii kelleni. İşte halepçe isyanının bastırılması aynen böyle bir olaydır ve maalesef Türkiye olayın ardından alel acele Halepçe isyanın bastırılmasını katliam saymıştır.
Adanada çevrilen tırların Işide silah götürmediğini düşünmek aptallık olur. Benim anlamadığım bunun eleştirilmesi. Ülke menfaatleri doğrultusunda ister kişi, ister kurum, ister örgüt olsun gerekli görüşmeleri yada yardımı yapmak normaldir. Eğer Işid, Şedid yada nemenem bir örgüt Kobanede Ypg ile çatışıp taş üstünde taş bırakmıyorsa baş üstünde baş bırakmamasını dilemek gerekir. Neden Ypg lileri kendi hastanemizde tedavi ediyoruz? Neden birleşmiş milletlerin bu örgüte silah yardımı yapmasına sessiz kalıyoruz? Peki tedavi ettiğimiz militanlar iyileşip, gönderilmesine sessiz kaldığımız silahlarla askerimizi şehit ettiğinde o cenazeye hangi yüzle gidip terörle mücadele mesajları veriyoruz.
Işide silah göndermek devlet politikasıysa, ülke menfaatleri ve milli çıkarlar bunu gerektiriyorsa, sende bu sırra bir şekilde vakıfsan, GÖRMEYECEKSİN – KONUŞMAYACAKSIN – YAZMAYACAKSIN. Ülkeni her anlamda Avrupaya karşı güç duruma düşürücü konuşmaları yapıp, buna gazetecilik demeyeceksin. Yada bağımsız yargı organları cezanı kestiğinde ‘Basın özgürlüğü’ diye ağlamayacaksın. Aynı şekilde devletin sana ‘Şu zamana kadar sokağa çıkmak yasak’ diyorsa çıkmayacaksın. Oturup evinde otoritenin sana buyurduğunu yapacaksın. Çıkıp vuruluyorsan ‘Askerler bize saldırıyor’ nidaları atmayacaksın.
Bakın Amerikaya! Önce kendi hakimlerine Saddamı idam ettiriyor, daha sonra kendi güdümünde olan bir örgüte o hakimleri infaz ettiriyor. Hemen yanı başımızda nasıl bilinçaltıyla oynuyor görmüyormusunuz? Kendi çıkarları için kimlerle muhattap olup, nasıl çelişkili adımlar atıyorlar. İşte Türkiye’nin tam olarak böyle oyunları oynayıp Milli çıkarlar doğrultusunda hareket etmesi lazım. Büyük Devlet olamanın gereği budur. Ben bu sebeple bize dokunmadığı sürece Işidle mücadele etmeyi yersiz buluyorum.
Ortadoğuda neden binlerce yıldır kan ve göz yaşı dinmez? Şu toprakların rahat yüzü gördüğü yok bin yılda üç – beş sene. Üzülerek belirtiyorum ama bizim birliğimiz yok. Yukarıda söyledim ya Saddam Irak’ı parçalamaya yönelik isyanı bastırmış, Türkiye Büyük Millet Meclisi olayı katliam kabul ediyor. Türkiye Rusyanın uçağını düşürüyor olayı ilk kınayan Birleşik Arap Emirlikleri. Aynı dine inanıyor, aynı kültürü soluyoruz. Edebiyatımız bile aynı. Hatta kimileri ile aynı dili bile konuşuyoruz. Ama işi gücü bırakmışız ilk başta kendi kuyumuzu kazıyoruz. Tutmuyoruz birbirimizi. Bu kadar ortak noktaya rağmen bir  çatı altında buluşamıyoruz. İşte bu sebeple halifelik sisteminin geri gelmesi lazım. İslam aleminin başsızlığı bir çok konuda ortak hareket etmemizi engelliyor. Bu sistemin yöneticisi olacak ülkede İslam Aleminin en güçlü ülkesi, son halifenin vatanı Türkiye Cumhuriyetidir. İslam Orduları derhal kurulmalı, Müslümanların namusuna, toprağına, canına kast eden Emperyalist güçler karşılarında iki milyarlık bu muazzam orduyu bulmalıdır. Buyurun Fransada meydana gelen terör saldırısından sonra bütün Avrupa orada. Biz yüz yıllardır bu acıyla yaşıyoruz. Üstelik Terörün ta kendisi Fransa, İsrail, Amerika!
Osmanlı zamanında Fatih tahta çıktığında Şehzade Mustafayı kullandı Bizans. Ne acıdır ki, İstanbulun Fethi sırasında Kalenin doğu cephesinin kumandanlığını yapmıştır Şehzade Mustafa. Yıllardır aynı yöntemle yönetiyorlar toplumları. Yoksa ne suçu vardı Adnan Menderesin? Kendi başbakanımızı astırdılar. Korktular Türkiyenin büyüme hızından ve Menderesin yaptıklarından. Hayıflanmadan düşünün. Okuyun, öğrenin. Adnan Menderes döneminde Türkiyenin borcu ne kadar? Alım gücü ne kadar? İthalat, ihracat ne kadar? Sonra Ecevit dönemine bakın. Tayyip dönemine. Tansu çiller, Mesut Yılmaz dönemine. Sonra karar verin kim bu ülke için çalışmış yada kim daha iyi bir lider?
Yıllarca kapalılara zulüm ettiniz. Demokrasi dediniz ama insanların en demokratik hakkı olan inançlarını yaşama özgürlüğüne engel oldunuz. İçlerinizden ‘Ezanı duymaktan rahatsız oluyorum’ diyenler çıktı. İnanlar, inanmayanların inançsızlığına saygı duydu da, inanmayanlar inananların inançlarına hiç bir zaman saygı duymadı. Ben görmedim Ataist olduğu için yargılanan birini. Ama baş örtüsü yüzüne okula alınmayan, eğitim hakkı elinden alınan, hastanede tedavi bile edilmeyen bir sürü insan gördüm. Asıl demokrasi mini etek giymenin serbest olduğu ülkede, başını kapatmanın da suç sayılmayacağı bir eşitlik ilkesine dayanmasıydı anlamadınız.
Çayan denilen çıyanı sahiplendiğiniz kadar sahiplenmediniz Mustafa pehlivanoğlunu. Hiç okudunuz mu idam edilmeden nişanlısına yazdığı mektubu? Daha 22 yaşında hiç suçu yokken ölüme gidişinin nedenini merak ettiniz mi?İdamına karar veren Sıkıyönetim Mahkemesi Hâkimi Ali Fahir Kayacanın yıllar sonra asılan solcu Necdet Adalı’ya denge olsun diye idam edildiğini söylediğini biliyormusunuz? Çayanın kurduğu örgüt daha 6 ay önce savcımızı şehit etti. Mustafa Pehlivanoğlu hayla karşıyaka mezarlığında neden öldüğünü bilmenizi bekliyor.
Abdullah Öcalanın yakalanması iktidarını devam ettiremeyeceğini anlayan hükümetin son seçim çalışmasıydı. Öyleki ne yiğitleri, siyasileri asan devlet binlerce kişinin ölümünden sorumlu bu caniyi asamadı. Abdullah Öcalan içki masasında izledi uyum yasasının mecliste kabul edilişini. Kenyada başlayan yakalanma süresince hükümet ve ülkeler arasında gerçekleşen pazarlık bugünde en çirkin boyutları ile devam etmekte. 1999 yılı Türk tarihine atılmış kara bir lekedir. Keşke yakalanmasaydıda Devlet itibarını, basiretini koruyabilseydi. Bu vesile ile bu karara imza atan bütün siyasi liderlerin ölmüş olanlarını lanetliyor, hayla yaşayanları Allaha havale ediyorum.
Yaşasın İslam Orduları
Yaşasın Türk Birliği
Yaşasın Avrasya
Yaşasın Turan ve Büyük Turan Düşünürü Muhsin Yazıcıoğlu
Ruhun Şad Olsun İslam Neferi Saddam Hüseyin
Toprağın Bol Olsun Kaddafi
Yaşasın halepçe isyanını bastıran nükleer silahlar
Yaşasın Asala fatihi Abdullah Çatlı
Yaşasın Mahmut Yıldırım
Kahrolsun Emperyalistler
Kahrolsun Siyonistler
Kahrolsun Markist – Lenist Düşünürleri
Kahrolsun Bebek Katili İsrail
Kahrolsun Şeyh Sait ve Halepçe İsyancıları Kürtler
Kahrolsun Kapitalizm
Kahrolsun Pkk – Ypg – Thko
– Aşşağıda ki notlara bakmanızı, Denizin kim ve amacının ne olduğunu bilmenizi isterim. Özellikle belirtmeliyim ki sizlerle bu yazıyı paylaşmadan aşşağıda kaynak olarak belirtilen sayfalarca yazıyı okuyor, saatler süren belgeselleri izliyor, uzun araştırmalar sonucu kendi düşüncelerimide ekleyerek kaleme alıyorum. Gerçek bir tane. Markizm – Leninizm ne demek, amacı ne bunlar her tarafta zaten yazıyor. Pkk nın bu düşüncelere sahip bir örgüt olduğu kuruluş tüzüğünde bile var. Yazdıklarımdan hiç birine katılmayın. Bu benim için hiçbir önem ifade etmiyor. Ama okuyun. Kaynaklarıma bakın. En az benim kadar araştırıp bana kendi yazınızı kendi belgelerinizle gönderin. Amacım sıklıkla belirttiğim gibi karıncanın yangına su götürmesi misali, bir kişiyi olsa yanlış bildiğinden geri döndürmek. Körü körüne inanmanın yada bir ideolojiyi savunmanın kimseye bir yararı olmaz. Onlarca sayfa okuyor, bir cümle yazıyorum. Hiçbir inanışın kalemşörlüğünü yapmıyorum. Yazdıklarımda yalan, riya, aldatmaca yok. Belki bir çoğunuzun saatlerce araştırmakla uğraşacağı konuları tek başlık altında topladım. Kimse boş yere vakit kaybetmeyecek. Gerçekler bir tık uzağınızda. Sağlıcakla kalın…
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ