Sitemize Hoş Geldiniz - Ankara Rehberi

Bir Ses

Bir Ses
Bir Ses!
En son ne zaman birine güvenebildik. En son ne zaman hiç bir karşılık beklemeden birine yardım edebildik. Daha evlenmeden sözleşme derdine düşen bizler, aile olmanın kutsallığını bile ayaklar altına alırken, en son ne zaman karşımızdakini eleştirmeyi bırakıp kendimize bakabildik.
Komşumuzun yüzüne gülen ama kapıyı kapatıp içeri girdiğimizde hakkında en olmadık şeyleri söyleyen bizleriz değil mi. Akrabalarımızın zor duruma düşmesinden mutlu olan, sevinen ama onlara vah vah masalları anlatanlarda.
Ya kardeşi kardeşe kırdırdılar hikayeleri! İyide onlar kırdırdılarda biz neden kırdık kardeşimizi? Asıl suçlu olan aramıza fitne sokan sistem mi, yoksa bu oyunun esiri olan bizler mi?…
Bizim için en kutsal sayılan günleri, bayramları bile ailemizle geçiremez olduk farkındamısınız… Sistem bizi öyle ele geçirdi ki, en özel günlerimizi memlekettimizde değil, deniz kenarında elimizde kadehlerle kutlar olduk. Bayramda tatile gidileceği sanki avaz avaz bilinç altımıza ustaca işlendi. Eskiden ziyaret ederdik değil mi akrabalarımızı? Bayram gezmelerimiz olurdu, samimiyet ve muhabbet dolu. Şimdi iki kısa mesajla bitiriveriyoruz işi. Aramaya bile tenezül etmiyoruz dostlarımızı. Sevgi kardeşlik dürüstlük güven gibi yok olmaya yüz tutmuş kavramlar arasında bize başka ne kaldı ki?…
Ya Türkiye! Ne hale geldi bu cennet vatan?… Birbirimizin hakkına gasp etmediğimiz, kavgasız gürültüsüz tek bir gün geçiyor mu Allah aşkına? Bırakın ülke genelini, yaşadığımız şehri, neredeyse mahallemizde bir komşumuzun evine hırsız girmediği bir gün oluyor mu?… Hani anlatırya dedelerimiz kapı açık yatılırmış eskiden… Terör olayları, bombalı eylemler, sapkınlıklar tacizler… Şimdi söyleyin böyle bir ortamda kaç çocuğumuz olsun?. Kaç kızımız tecavüze uğrayıp sussunda, kaç oğlumuz ölünce vatan sağ olsun…
Biz iyi kötü yaşadık. Her halini gördük bu memleketin… Peki gelecek nesillere azıcık eskiyi çağrıştıran bir şey bırakabilecekmiyiz? Herkes şikayetci değil mi bunlardan? Peki genel anlamda bu çirkinliklerin ortaya çıkmasına sebep olan toplumun parçası olan bizler değilmiyiz? Ne bir adam akıllı ikili bir ilişkimiz kalmış, nede dostca bir muhabbetimiz. Herkes karşısında ki kişinin değişmesini istiyor, ama kendisinin değişmesini kabul etmiyor. Sorunlara ortak bir çözüm getirme konusundada benciliz. Hep kendi istediğimiz şey olsun diyoruz, ama bunun sonucunda yaşanan kötü sonuçları bile kabul edecek erdeme sahip değiliz . Herkes herkesle yarış halinde. Malımızla övünüyor, olmayanı hor görüyoruz. Çocuklara 13 yaşında cep telefonu, tablet alıyor, onlar elinden düşürmediğinde de biz çocukken böyle değildik diye dövünüyoruz. Kadına şiddete her tarfata hayır diyor, eve gelince kendi kızımıza karımıza yapmadığımızı bırakmıyoruz. Bize göre hep başkaları suçlu. hiç sorumluluk almıyoruz. zordur gerçeklerle yüzleşmek biz hep kaçıyoruz.
Tebrikler Türkiyem! Sanırım dünya üzerinde sadece otuz yılda bu kadar değişebilen, bu kadar yozlaşmayı başaran, bu kadar zıt bir kimliğe bürünen başka bir ülke yoktur. Herkesin kapısının önünde ki pisliği süpürmesi, bunca çirkinliğin son bulması ve aslımıza dönmemiz ümidi ile…
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ