Sitemize Hoş Geldiniz - Ankara Rehberi

Burak Akçahanoğlu

  • Genel
  • 16 Aralık 2015
  • Burak Akçahanoğlu için yorumlar kapalı
  • 427 KEZ OKUNDU
Burak Akçahanoğlu

Pi tarihinden kalma bende ki bu hasret. Belki bin yıldır seni arıyorum. Varsın büyük olsun kaçan balık. Ben galiba deniz olmak istiyorum… İşte bütün umutlara havlu attım gidiyorum. İçimde geç kalmışlığın çaresizliği. Ey Yar! şimdi dinlesen Ankara’yı sesim gelir sana. Sen üzülme. Yarım kalan ne varsa, belki başka baharlara…
Sanki yol alıyorsun okyanusta koca bir yük gemisi. Geliyorum peşinden ama bende ki balıkçı teknesi. Kuyulara düşmüşüm Yusuf misali. Bırakın örtsün toprak bedenimi. Züleyha Züleyha sayıklıyorum… Sanki bin bıçak yemişim sırtımdan. Her yaramda adın kanıyor. Anılar sarmış odamı her yandan, gözlerimden hayaller süzülüyor.
Boşvermek zordur bazen herşeye. Uzak çok uzak bir yerleri düşlüyorum. Eğer bugünse mahşer günü. Ben ortalıkta seni arıyorum… Koca bir yalanın gölgesindeyiz sanki. Amansız günahların ortasında boğuluyorum. Nasıl bir mahkemeyse senin vicdanın. Allah’ım Aşk için, idamla yargılanıyorum… Biraz önce bitti bu celse. Milyar yıl hüküm giymişim. Al bu yüreği sürgün et şimdi istediğin yüreğe. Senden zerre merhamet dilenmiyorum…
‘Sordular aşığa. Aşık dedi ki, gözleri gözlerime ilk değdiği an getirdim salavatımı. Benden alacağı bir kuru ruhtur şimdi. Elhamdürillah çoktan verdim canımı’ Al bu ruhda, bedende yanlız senin. Öldür istersen, dilediğin kadar yak canımı. Var git sende yoluna ona yokta itirazı olan. Söylesene; hangi damar yoluyla çıkacaksın bu candan.
Osmanlı Devletiyim ben. Sağ kolum Rumeli, sol kolum balkanlar. Kes al ikisinide küllerimden yeniden doğarım. Kardelen olurum. Senin bittiği dediğin anda. Bir zirvede yeniden açarım. Bazen ney sesiyim ben. Sen duymadıkça, kulaklarını yırtarım. Karadenizde bir çay tanesi, konya ovasında bir tane buğday olurum. Bir yolunu bulur ağızından içine akarım. Sen öldürdükçe dirilirim ben. Yeni doğan her bebeğin anlına kaderimi yazarım. Bir gün bir şiir olur, seninle konuşur, bir şarkı olur seni – sana anlatırım.
Peki sen nasıl kurtulacaksın kendinden? Korkudan kırk kilite vurup sakladığın gerçekler bir gün sandığından çıkmayacak mı? Hataların, bir türlü kabul etmediğin günahların, her aklına geldiğimde yerinden hortlamayacak mı? Belkide en çaresiz kaldığında. Duvarlar sana doğruları haykırmayacak mı? Ne zamandır yitirdiğin masumiyetin, vicdanını parçalamayacak mı?
Dava edeceğim davanı Ahirette. Kıyamete kadar kalacaksada hesabım, göreceksin soracağım hakkımı herkese. Ve karşı karşıya geldiğimizde başka bir alemde seninle, avazım çıktığı kadar haykıracağım seni göstererek merak etme. İŞTE BU, İŞTE BU, İŞTE BU diye…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ